Ocağımızda Nevruz Bayramı  Prof. Dr. Ali Berat ALPTEKİN'in konuşması aşıkların atışmaları ile coşkulu bir şekilde kutlandı. Bilge Kağan'ı temsilen bir genç arkadaşımızın Bilge Kağan anıtındaki yazılanların bir kısmını okumasıyla başlayan gece Karça Bey ve Suyum Bike'yi temsilen yapılan konuşmalardan sonra şube başkanı Dr. Vedat ERDEN'in konuşması ile devam etti.

Şube Başkanı Dr. Vedat ERDEN konuşmasına Mehmet Akif Ersoy'un

"Girmeden tefrika bir millete düşman giremez

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez"        mısraları ile başladı. Tefrika bölücülük, ayrılıkçılık bir milletin olduğu kadar kurumların kuruluşların hatta ticari şirketlerin yıkılmasına sebep olan bir musibettir. Batı maalesef ülkemizdeki, devletimizdeki bölücülüğü her zaman desteklemiş ve bu konuda terör dahil her yolu kullanmıştır. Terörün sadece bizi vuracağını düşünerek destekleyen batı terör örgütlerinin kendi ülkesinde de canlar almasından sonra ağlayarak boy göstermiştir. Bir kaç gün önce başkentimizde patlayan bombanın aldığı canlar için bir dakikalık saygı duruşunu çok gören Hollanda Parlamentosu Belçika'nın başkentinde Otuz Beş insanın ölümüne sebep olan patlamadan sonra ulusal yas ilan etmiştir. Biz terörün her çeşidine karşı olan bir millet olarak Brüksel'de ölen insanlara çok üzüldük ancak Avrupa'ya "Bu etme bulma dünyasıdır. Yetiştirdiğin canavarın sana ne zaman saldıracağını bilemezsin. Bu patlamalar size terörden çok uzak olamayacağınızı, terörün desteklendiği bir dünyada kimsenin güvende olamayacağını anlamanız için bir uyarı olmalıdır." demek hakkımızdır. 

Değerli Genç Arkadaşlarım;

Ne ülkemizde ne de kurumlarımızda, kuruluşlarımızda ve hatta ticari işletmelerimizde tefrikaya yani bölücülüğe, fitneye izin veremeyiz. Batının ülkemizdeki aidiyet, mensubiyet algısını değiştirmeye çalışarak desteklediği terörünün bir benzerini kişilerin enaniyet duygularını besleyerek kurumlarımızda yapmaya çalışanlar da olmaktadır. Erken kifayet duuygusunun beslediği egolar kurumlarımızın enerjisini sömüren bir fitne olarak ortaya çıkmakta ve birliğe beraberliğe çok ihtiyacımız olan bu günlerde adeta terör örgütünün yaptıklarına eşdeğer zarar verebilmektedir. Özellikle Türk Milliyetçileri çok zor günlerden geçtiğimiz,  millî refleksin adeta kırılma yaşadığı bu günlerde çok dikkat etmelidir. Birbirimizi sevmeye ve birlik içinde olmaya çok dikkat etmeliyiz. Özellikle "ERKEN KİFAYET" algısının beslediği enaniyet duygusunu bastırmak zorundayız. Bunu kendimiz yapamazsak birileri yapar, çünkü bu ülkenin kurumları enerjisini çok daha önemli işler yapmak için kullanmak zorundadır. Ülkemizin etrafı ateş çemberi iken, bütün musibetler Türk'ü hedef almışken hak peşinden bile koşma lüksümüz yoktur. Türkçülüğün Esasları'nın yazarı Ziya GÖKALP'in dediği gibi "hak yok, vazife vardır".  Haklarını bilen ancak vazifesini yapan, birbirimizi seven  insanlar olmak zorundayız. Aksi halde birileri nevruzumuza, birileri vatanımıza sahip çıkmaya kalkar da; biz karşı bile koyamayız. Yüreklerimiz toplu vurursa, Türk Gençliği yeniden bir medeniyet tasavvuruna sahip olur ve hedef olarak "muasır medeniyet seviyesinin üzerini" gösteren ATA'sına lâyık, görevini yapmış insanlar olarak tarihteki yerini alır. Nevruzların sonsuza kadar kutlanmasını istiyorsak, büyük ve güçlü bir Türkiye'de yaşamak istiyorsak, Turan'ı kurmak istiyorsak; benlik duygularının tutsağı olmadan birbirimizi sevmeli ve çok çalışmalıyız. Nevruzunuz Kutlu Olsun Tanrı Türk'ü Korusun. diyerek sözlerini bitirdi. Şube başkanının konuşmasından sonra Prof Dr. Ali Berat Alptekin Hocamız Nevruz konusunda güzel bir konuşma yaptı

.  

Konuşmanın arkasından aşıkların sazları ile yaptıkları atışmalar kucaklaşma ile sonlandı ve çok güzel bir konser başladı.Aşık Veysel, Aşık Sefai, Aşık Reyhani gibi ustaların eserleri yanı sıra Yağız ozanuın özgğn besteleri de geceye renk kattı.  

Düzenleme Crystal Studio